Akreditasyon süreci çoğu zaman yalnızca kalite birimi veya teknik ekiplerin sorumluluğu gibi algılanır. Oysa başarılı bir akreditasyonun arkasındaki en belirleyici unsur, üst yönetimin sürece aktif katılımıdır.
Denetçiler için akreditasyon; sadece prosedürlerin varlığı değil, yönetimin bu sistemi gerçekten sahiplendiğinin kanıtlanmasıdır. Bu nedenle akreditasyonun başarısı doğrudan yönetimin rolü ve sorumlulukları ile ilişkilidir.
Bu yazıda, akreditasyon sürecinde yönetimin neden kritik olduğunu ve sürecin profesyonel akreditasyon danışmanlık desteğiyle nasıl doğru yönetilmesi gerektiğini ele alıyoruz.
Akreditasyon standartlarının tamamı (ISO/IEC 17020, ISO/IEC 17025, ISO/IEC 17065 vb.) ortak bir noktada birleşir: Sistem, yönetim tarafından desteklenmiyorsa sürdürülebilir değildir.
Denetçiler özellikle şu sorulara cevap arar:
Bu soruların cevabı “hayır” ise, dokümantasyon ne kadar iyi olursa olsun sistem zayıf kabul edilir.
Yönetimin en temel sorumluluğu, akreditasyon sürecine açık ve net bir taahhüt göstermektir.
Bu taahhüt aşağıdaki alanlarda somut şekilde görülmelidir:
Sözlü destek yeterli değildir; denetçiler somut kanıt görmek ister.
Akreditasyon belirli bir kaynak gerektirir:
Yönetim bu kaynakları sağlamıyorsa sistemin etkin şekilde işlemesi mümkün değildir. Bu durum denetimlerde doğrudan uygunsuzluk olarak değerlendirilir.
Akreditasyon sürecinde aşağıdaki soruların net şekilde yanıtlanması gerekir:
Bu yapı net değilse sistem kaotik hale gelir. Yönetimin görevi, organizasyon yapısını ve sorumlulukları açık şekilde tanımlamaktır.
Akreditasyon sistemleri risk temelli düşünceyi merkeze alır.
Yönetim;
tanımlamalı ve bu risklere yönelik aksiyonları desteklemelidir. Bu yaklaşım, profesyonel akreditasyon danışmanlık hizmetleri ile daha etkin şekilde kurgulanabilir.
Denetimlerde özellikle aşağıdaki konular sorgulanır:
Yönetimin bu süreçlerde yalnızca imza atan değil, karar veren taraf olması beklenir.
Akreditasyon tek seferlik bir başarı değildir; süreklilik gerektirir.
Yönetim;
Bu kültür yoksa akreditasyon uzun vadede sürdürülemez.
Yönetimin aktif olmadığı kuruluşlarda genellikle:
Bu durum, akreditasyonun kuruma kattığı gerçek değeri ortadan kaldırır.
Profesyonel akreditasyon danışmanlık hizmetleri, yönetimin süreci doğru okumasını ve etkin rol almasını sağlar.
Danışmanlık kapsamında:
Bu sayede yönetim, denetimlerde pasif değil; hazırlıklı ve bilinçli olur.
Sertifike olarak akreditasyonu:
olarak ele alıyoruz.
Akreditasyon Danışmanlık hizmetlerimiz kapsamında:
Amacımız, akreditasyonun yönetim tarafından sahiplenilen ve kuruma değer katan bir sistem haline gelmesini sağlamaktır.
Akreditasyon sürecinin başarısı, büyük ölçüde yönetimin sürece ne kadar dahil olduğuna bağlıdır. Yönetimin liderlik göstermediği bir sistem, ne kadar iyi dokümante edilirse edilsin sürdürülebilir olmaz.
Doğru yapılandırılmış bir akreditasyon danışmanlık süreci ile yönetimin rolü güçlendirilir ve akreditasyon gerçek bir rekabet avantajına dönüşür.
Sertifike olarak bu süreci sizin adınıza stratejik, şeffaf ve denetim odaklı şekilde yönetiyoruz.
Akreditasyon Danışmanlık Hizmeti Alırken Dikkat Edilmesi Gereken 7 Kritik Kriter Akreditasyon süreci; teknik yeterlilik, tarafsızlık…
Akreditasyon Sürecinde İç Denetim Neden Başarıyı Belirler? Akreditasyon süreci, yalnızca bir denetim gününe hazırlanmak değil;…
Akreditasyonlu Kuruluş Olmanın İhale ve Kamu Alımlarındaki Avantajları Kamu ihaleleri ve büyük ölçekli alımlar, belirli…
CE Test Laboratuvarı Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken 8 Kriter CE sürecinde doğru test laboratuvarının seçilmesi,…
Akreditasyon Denetimlerinde Uygunsuzluk Türleri ve Kapatma Stratejileri Akreditasyon denetimleri, bir kuruluşun ilgili standartlara ne ölçüde…
Seri Üretimde CE'yi Korumak İçin Denetim Planı (Adım Adım Rehber) Seri üretimde CE uygunluğunu korumak,…